Ahlaksız-Terbiyesiz Sözlerinin Hakaret Olup Olmadığı

Avukat Alp Öztekin

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/8270

K. 2016/7846

T. 14.6.2016

 

 

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.1.2015 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.4.2015 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, haksız fiil sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, davalının kendisine yönelik hakaret eylemi sebebiyle mahkum olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ceza dosyası içeriğine göre bir miktar manevi tazminata karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden; davalının davacıya “ahlaksız kadın, terbiyesiz kadın” şeklinde sözler söylediği kabul edilerek davalının hakaret suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükmün açıklanmasının ertelenmesi yönündeki ceza mahkemesi kararları bağlayıcı nitelikte değildir. Ceza yargılaması sırasında, davalı, davacıya yönelik sadece “terbiyesiz” kelimesini kullandığını kabul etmiştir. Davalının bu sözünün niteliği ve sözün söylendiği ortam dikkate alındığında, davacının sıranın önüne geçmek istemesi sebebiyle söylenmiş kişisel değer yargısı mahiyetinde bir söz olup, kişilik haklarına saldırı söz konusu değildir. “Ahlaksız kadın” sözünün söylendiği yönünde tek tanık davacının eltisidir. Diğer tanık ise olay anında olay yeri olan oy kullanma odasındaki görevlidir. Tarafsız tanık olan görevlinin beyanından, davalının hakaret içerir beyanının olmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile, davacının yakını olan tek tanığın beyanına itibar edilerek davaya konu sözlerin söylendiğinin kabulüyle bir miktar manevi tazminata karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Yargı Kararları

Yayın

Av. Alp Öztekin

Av. Alp Öztekin